Artık askerlerin de bir sitesi var

10 Ocak 2011 tarihinde bilgi çağı sitesinde çıkan asker.com haberi.

Artık askerlerin de bir sitesi var üstelik bu site bedava mektup gönderiyor

“Asker yolu beklerim” diyenler, mektup göndermek isteyip de postaneye gidemeyenler için yeni bir hizmet başlatıldı.www.asker.com sitesinden internet aracılığı ile askere mektup göndermek artık bedava. Üstelik bu site askerlikle ilgili tüm bilgileri de bir araya topluyor.

Öyle ki askere gitmeden önce hemen her bilgiye bu site üzerinden ulaşılabiliyor. Şimdiden yoğun ilgi gören sitenin amacı ise para kazanmaktan çok askerlere destek olmak, onlara yol göstermek. Daha önce farklı girişimlere de imza atan iki kardeş Cem ve Cenk Duran, www.asker.com sitesini kurarken bunu bir nevi sosyal sorumluluk projesi olarak gördüklerini belirtiyorlar.

Cem ve Cenk Duran şimdilik mektupları kendi imkanları ile gönderiyorlar ama sponsor bulurlarsa mektubun üzerine firma logosu koyarak yeni ve niş bir reklam mecrası da yaratmak istiyorlar. Böylece site, daha fazla asker ve asker ailesine hizmet edebilecek. Zamanla SMS veya çağrı merkezi aracılığıyla  mektup yazdıracak olan site, askerlik boyunca genç erkeklerin en büyük dostu olmayı hedefliyor. Duran kardeşlerin tek projesi asker.com değil. Türkiye’de ilk ve tek olan Photoshoter girişimi de onlara ait. Photoshoter ekibi, etkinliklere katılarak fotoğraf çekiyor ve firma reklamının olduğu bir çerçeveye bu fotoğrafları yerleştirerek ziyaretçilere hediye ediyor. Fotoğraflar hediye edildiği için de Photoshoter katılımcılardan yoğun ilgi görüyor. Gelin şimdi kardeşlerden www.asker.com ve ajanslarının hikayesini dinleyelim.

Girişimcilik maceranızın asker.com’dan öncesi de var, bu süreci bizimle paylaşır mısınız?

Cenk Duran: ABD’ye gitmeden önce organizasyonlara İK sağlayanbir ajans kurmuştuk. Onu devredip ABD’ye gittim üç yıl kaldım. Master yaptım. Son altı ayında Cem de benimleydi. Orada yeni fikirler düşünürken internete daha çok yaklaştık, çünkü ABD bu konuda çok ileride. Orada gördüğümüz bir model olan Photoshoter’ı Türkiye’de uygulamaya karar verdik. Şimdi asıl işimiz Photoshoter, yani etkinliklerde fotoğraf çekiyor ve firmalara özel hazırlanmış çerçevelerde bu fotoğrafları kullanıcılara hediye ediyoruz. Böylece uzun ömürlü bir reklam mecrası oluşturuyoruz.

Girişimcilik aileden gelen bir gelenek mi?

Cem Duran: Aslında değil, biz memur emeklisi bir babanın çocuklarız. Her şeyi kendi imkânlarımızla yaptık. Ailemizden sadece manevi destek aldık. Cenk ABD’deki master eğitimini bile kendi kazandığı parayla yaptı. Babam bizim hala bankacı olmamızı istiyor. Hatta asker.com için harcadığımız parayı da boşa harcanmış olarak görüyorlar. Bizse yeni fikirler ve girişimler peşinden koştuk. Photoshoter ile belli bir seviyeyi yakaladıktan sonra yeni projelere kafa yormaya başladık.

e-Tohum’la sizin daha özel bir ilişkiniz var, nasıl başladı Burak Büyükdemir ile bağlantınız?

Cenk: Etohum’un ilk projesi Photoshoter sayılır aslında. Cem, 2007 yılında biz daha şirketi kurmadan İTÜ’de Burak beyden aldığı e-ticaret dersinde Photoshoter’i proje olarak sundu. Ve tam not alınca hayata geçirme konusundaki cesaretimiz bir kat daha arttı. Tabi ondan sonra e-tohum çok ciddi bir yol kat etti ve yüzlerce, binlerce kişilik bir ekosisteme dönüştü.

Askere en büyük destek mektup göndermektir

Asker.com fikri nereden çıktı?

Cem: Photoshoter’dan sonra başka ne tür projeler geliştirebiliriz diye düşünüyorduk. İnterneti çok gelişen ve bizim de bir şeyler yapabileceğimiz bir mecra olarak görüyorduk. Bu nedenle bu alanda projeler düşünüyorduk.  Asker.com’u kurmamızda Burak Hoca’nın da etkisi oldu elbette. Etrafımızda internet tabanlı projeler geliştikçe biz de yeni projeler aradık. Domainler aldık. Sonra gördük ki askerlikle alakalı bir boşluk var. Mayıs’ta açtık asker.com’u, alan adını yaklaşık iki yıl önce almıştık. Askerdeki kişiye ulaşmak çoğu zaman zor oluyor, aynı şekilde askerlerin çok fazla imkanları yok ve belki de en önemlisi temel bir bilgi kaynakları yok. TV izleyemeyenler ve gazete okuyamayanlar var. Birçok askere istediğiniz zaman iletişim araçlarıyla ulaşılamıyorsunuz. Ama aynı zamanda haberleşmek en önemli ihtiyaç.

Alan adı boşta mıydı peki?

Cenk: Asker.com alan adını almak istedik ama Hırvatistan’da biri almış firması için. Kendisiyle uzun görüşmelerden sonra ismi satmaya ikna ettik, hatta ismi satın aldıktan sonra aramızda bir dostluk gelişti. O buraya geldi, biz Hırvatistan’a gittik. O kadar ki onun aracılığıyla Hırvatistan’da Photoshoter’ı kurduk.

Asker.com’da neler yapılıyor?

Cem: Sitenin asıl amacı askerler için temel başvuru kaynağı olmak. Askere giderken bütün bilgilere ulaşılabilecek tek site olmak istiyoruz. Bunun yanında sitenin en önemli avantajlarından biri bedava mektup gönderme olanağı sunması. Siteye üye olan kullanıcıların mail yazar gibi yazdıkları mektupları çıktı alıp onlar adına PTT üzerinden postaya veriyoruz. Hatta dileyen kullanıcılar mektuplarıyla birlikte fotoğraf da yollayabiliyorlar. Ve bütün bu işlemleri ücretsiz olarak gerçekleştiriyoruz.

Mail yollar gibi mektup gönderin

Askerler internetten bilgi bulamıyor mu?

Cenk: Bilgi almak için internette bütünlüklü bir mecra yok, hep bölük pörçük. Sadece Milli Savunma Bakanlığının ASAL isminde bir sitesi var fakat onun da çok resmi bir yapısı var. Asker olacak kişilerin merak ettiği ve öğrenmek istediği çok şey var. Biz bu ihtiyacı karşılayalım istedik. Aynı zamanda asker mektubunu ücretsiz ve kolay göndermek üzerine bir mekanizma kurduk. Bu arada google’da asker kelimesini aratınca ASAL sitesinin önünde biz birinci sonuç olarak çıkıyoruz.

Mektup göndermek isteyenler postaneye gidemez mi?

Cem: Asker.com aslında tam olarak iletişim aracı değil daha duygusal bir iletişim şekli. Mektup günümüzde zaman azlığından pek de yazılamıyor. Telefon varken mektup zor geliyor, postaneye gitmek, onu göndermek derken zaten haftalar geçiyor. Oysa sitede o anda mektubu yazıp gönderme şansınız var. Siteye girip mail yazar gibi mektup yazıyorsunuz, kağıdı özelleştirebiliyorsunuz, yazı karakterini seçiyorsunuz, isterseniz fotoğraf ekliyorsunuz ve biz gönderiyoruz.

Mektup askerler için neden önemli?

Cenk: Aslında askerde yakınımız varsa onu arayıp ulaşmak tahmin edildiği kadar kolay değil, bazen görevde, birlik dışında oluyor. Cep telefonu zaten birliklerde tamamen yasak. Ama aklınıza estiği anda asker.com üzerinden yazdığınız bir mektubu onun birliğine kadar ulaştırabiliyorsunuz. Çoğu zaman askerin tek iletişim aracı mektup oluyor. Askerler de çarşı iznine çıktıklarında zamanlarının çoğunu internet kafelerde geçiriyor.

Askerlikle ilgili hemen her bilgi burada

Askerlikte günlük hayatla ilgili bilgiler de olacak mı?

Cem: Askerlerin ilgisini çekecek tüm bilgiler var. Örneğin hafta sonu izne çıktığında o şehirde yapabileceklerine dair bilgiler bulunuyor. Sinemada hangi filmler olduğundan tutun da yeni çıkan kitaplara kadar bir çok bilgi yer alıyor. Ayrıca askere giderken gerekli belgeler, yapılması gerekenler, rütbelerden celp dönemleri, dövizli askerliğe kadar pek çok konu var burada.

Askerdeki insan için mektup ne ifade ediyor?

Cem: Ben İzmir’de askerlik yaptım çok sıkıntı yaşamadım ama yanımdaki arkadaşıma mektup geldiği zaman bana niye gelmiyor diye düşünmedim değil.  Askerdeki kişinin mektupla olan bağını askerlik yapmayan biri çok zor anlar. Asker, aldığı mektubu çoğu zaman ömür boyu saklıyor, hatta belki günde bir kaç defa çıkartıp okuyor. Bu nedenle mektubun askere verdiği moral ve motivasyon çok fazla. Türk Silahlı Kuvvetleri de bunu fark etmiş olacak ki, asker ailelerine bir mesaj göndererek askerdeki evlatlarına destek olmaları içi onlara mektup yazmalarını istedi.

Zarfların üzeri niş bir reklam mecrası

Asker.com için planlarınız nedir?

Cem: Biz sekiz aydır yayındayız ve siteyi tanıtmaya yeni başladık. Hatta konu basının ilgisini çekti, ulusal bir gazetede çıktık ve televizyona kanalına konuk olduk. Böyle olunca sitenin mektup yollanma rakamları tahminimizden de hızlı yükseldi. Elbette bunun bize bir maliyeti var. Bu nedenle büyüme bu hızla devam ederse bizim sponsor arayışımız da hız kazandı. Biz sponsor olacak firmaya belki de ömür boyu saklanacak asker mektubu ve fotoğrafında yer alma imkanı vereceğiz. Bunun yanında internet sitesinde de tanıtım yapabilecekler. Bizim çok büyük ticari beklentimiz yok aslında site kendi kendisini çevirsin, gerektiği kadar insan kaynağı sağlayalım ve askerleri bu çatı altında toplayalım ve destek olalım yeter. Bizim öngörümüz şu: Silah altında 650 bin asker var. Çoğunluk er ve erbaş. Ayda beş bin mektubun çok rahat gönderileceğini tahmin ediyoruz. Bu rakam da birçok derginin aylık tirajından daha yüksek bir rakam. Bu nedenle genç erkek hedef pazarına ulaşmak isteyen firmalar için ciddi bir reklam mecrası oluşturduğumuzu düşünüyorum.

Mektupların okunması insanları rahatsız etmiyor mu?

Cenk: Yaptığımız araştırmalara göre zaten insanlar askerde mektupların okunduğunu biliyor. Okunduğu için yazılan şeyler çok gizli olmuyor. Bu nedenle insanlar rahat rahat yazıyorlar. Mektuplarda genellikle duygusal ve güzel şeyler yazılıyor. Biz de mektupları okumadan çıktı alıp iki günde bir postaya veriyoruz.

En çok kimler mektup yazıyor?

Cem: Yollanan mektupların yüzde 80’i askerlerin eşi veya sevgilisi olan genç kadınlar tarafından yollanıyor. Geri kalanı ise arkadaş ve aile. Projeyi yaparken bir pazar araştırması yaptık. Buna göre insanların yüzde 77’sinin askerde en az üç tanıdığı var. ‘Böyle bir site kurulursa mektup yollarım’ diyenlerin oranı hiç de az değil; % 65.

Siteyi geliştirecek misiniz?

Cenk: Bundan sonra yeni eklentiler de olacak. SMS ile mektup yazılabilecek. Doğuda internet penetrasyonu az o nedenle kullanıcı cep telefonundan mesaj yollayarak mektup yazabilecek. Bir Call Center ile anlaşıp mektupların telefon ile yollanabilmesini sağlamak istiyoruz. Asker yakını telefonda çağrı merkezini arayarak mektubunu kaydettirecek, arkada sistem mektubu yazdırıp yine aynı yöntemle gönderecek.

Karşılıklı paylaşımlar için imkan sunacak mısınız?

Cem: Siteyi zamanla ekşi sözlük gibi askeri sözlük haline getirmek istiyoruz. Mesela Isparta’ya askere giden kişi Isparta hakkında bilgi bulur ama ‘Isparta’da askerlikle’ ilgili bilgiler yoktur. Bu tür bilgileri askere gidenlerin buraya yazmasını istiyoruz.  Yani insanların askerlikle ilgili her türlü olayı ve düşünceyi paylaşabilecekleri bir platform oluşturmak istiyoruz. Ayrıca ileride askeri malzemelerin satıldığı bir bölüm de açabiliriz.

Biliyorsunuz, şehit haberleri geldiği zaman herkes etkileniyor ama elden de bir şey gelmiyor. Biz böyle durumlarda sınır karakollarında askerlik yapan Mehmetçiklere isimsiz mektup gönderilmesini de sağlayacağız. Hiç kimseyi tanımadığınız bir sınır karakoluna oradaki askerlere destek vermek için mektup gönderebileceksiniz. Şöyle düşünün İzmit’ten yaşlı bir teyze hiç tanımadığı Yüksekova’da bir karakola mektup yazacak ve oradaki askerlerle duygularını paylaşacak, moral verecek.

Tasarım ve yazılım aşamasında neler yaptınız?

Cenk: Sitenin tasarımı ve yazımı için profesyonel destek aldık. Projenin dünyada benzeri yok çünkü dünyada zaten bizdeki gibi bir askerlik yok. Zorunlu askerlik olan ülkeler var elbette ama bizdeki askerliğin anlamı çok daha farklı.

Üçe beşe bakmayın, yazılım için uzman desteği alın

Etohum hangi açılardan size yardımcı oldu?

Cem: e-Tohum’un bu projenin ortaya çıkmasında büyük katkısı oldu. Biliyorsunuz ayda birkaç defa organizasyonları oluyor, oradaki insanları görmek yeni projeler dinlemek bizi de motive ediyor. Girişimcinin başarılı olmasında neler etkili, başarılı olanlar neler yaptılar, bunları görüyoruz. Burak Hoca’nın networku çok geniş ihtiyacınız olan birçok kişiyle sizi görüştürebiliyor.

İnternetten iş yapmanın zor tarafları nedir?

Cenk: İnternet projesi yaparken iyi bir yazılımcı ve grafiker bulmakta zorlanıyorsunuz. Etrafınızdaki herkes, hemen “Ben yarı fiyatına yaparım abi” diyor. Ama sonuçta ortaya istediğiniz iş çıkmıyor. Photoshoter için site hazırlarken, siteyi beğenmedik ve dört kere yenilettik. Bir tanesi bizim için yaptığı siteyi kendi adına yayına koydu. Gençlere önerim; “Üçüne beşine bakmayın, doğru insanları bulun, profesyonel yardım alın.”

Türkiye’de yazılım kolay bir iş değil. Yazılımcı deyince çok var ama gerçekte istediğinizi yapabilecek insan az. Türkiye çok bakir, fikriniz varsa peşine düşerseniz para kazanırsınız ama üç ay sonra pes ederseniz olmaz. Dünyadaki modelleri uygulamak da iyi bir yol. Olmayan bir şeyi yapmak Türkiye’de zor. Yazılımcı yok, e-ticaret altyapısı yeni yeni gelişiyor. Şu anda girişimciler için en iyi yol klonlamak. Photoshoter da böyle bir model. Yurtdışı pazarlarını iyi araştırmalısınız. Türkiye’de başarılı olan modelleri yurtdışında uygulayabilirsiniz. Mesela Yemek Sepeti, Rusya’ya gitti. Biz Hırvatistan’a gittik.

Girişimi yurtdışından getirebilir veya oraya götürebilirsiniz ama ne yaparsanız yapın sabırlı olmak zorundasınız. Bir senede para kazanmak birçok model için kolay değil ama yine de sabırlı olmalısınız.

Nereden başlamak gerekiyor?

Cem: Fikriniz varsa her şeyi bırakıp buna odaklanıp üç ayda para kazanmayı beklemeyin. Tabi önce kenarda biraz birikiminiz olsun. Önce altı ay-bir yıl geçinecek kadar para biriktirin. Parasız kalıp, projeyi yarım bırakanlar oluyor. Bu nedenle bir miktar sermaye çok önemli. Özellikle gençler, öğrenciler para harcamadan para kazanmak istiyorlar. Ama dünyada böyle bir model yok. Bir de elbette projeyi satabilmek için projeye gerçekten inanmak lazım. Yemek sepeti, eksisozluk, e-bebek iyi projeler olmalarının yanında sabır göstermeseler belki de başarılı olamayacaklardı.

Ofisimizi genç girişimcilere açacağız

eTohum’a siz de katkı sağlamak ister misiniz?

Cenk: Türkiye gibi gençlerin bol olduğu bir ülkeden daha çok proje çıkması lazım. Bunun için Burak Hoca çok doğru bir yol izliyor.Biz de elbette eTohum girişimcilerine destek olmak istiyoruz. Yeni ofisimiz Taksim’de. İhtiyacı olanlara burada ofis imkanı vermek istiyoruz. Fikri olan arkadaşlar gelip projeleri üzerine çalışabilir. İnternet ekosisteminin gelişmesinin bu sektörde iş yapan herkese faydası var. Biz de bunun için elimizden geleni yapmaya hazırız.

Biraz da asıl işinizden bahsedelim, Photoshoter tam olarak ne yapıyor?

Cem: Photoshoter, aslında bir photo marketing ajansı, biz kendimiz böyle konumlandırıyoruz. Fakat en temel servisimiz, organizasyonlarda çektiğimiz fotoğrafları etkinliğe özel hazırlanmış çerçevelere yerleştirip ziyaretçilere hediye etmek. Bu aslında kullanıcılara bedava verilen bir hizmet. Firma çerçeveye dilerse kendi reklamını veya etkinlikle ilgili bir görsel ekleyebiliyor. Böylece ziyaretçiler bu çerçeveyi ve fotoğraflarını alıp masalarına veya odalarına koyuyorlar ve fotoğraf ile birlikte markayı da yıllarca saklanmış oluyorlar. Ekiplerimizi ihtiyaca göre artırabiliyoruz. Fotoğraf çeken arkadaşlar fotoğraf makinesi ve yazıcıdan oluşan özel ekipmanları üzerlerindeki özel bir çantada taşıyorlar. Hareket etme özgürlüklerinin olması nedeniyle her türlü organizasyonda görev yapabiliyorlar. Kullandığımız ekipmanlar çok özel bu nedenle Canon ile birlikte çalışıyoruz ve ekipmanımızı yurtdışından özel olarak getirtiyoruz.

Bu hizmetin yan ürünleri de var mı?

Cenk: Şu anda yeni bir servisi hayata geçirdik. Etkinliklerde çekilen fotoğrafları özel olarak hazırlanmış internet sitelerinde ziyaretçilerle paylaşıyoruz. Böylece kişiler fotoğraflarına bakmak için siteyi ziyaret ediyor ve dilerlerse bu fotoğrafları kolaylıkla Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda paylaşılabiliyorlar. Yurt dışındaki örneklerde beş bin fotoğrafın çekildiği bir organizasyonda site ziyaretçi sayıları milyonlara ulaşıyor.

Kaç kişi çalışıyor bu iş için?

Cem: Part-time 100 kişilik bir ekibimiz var. Geniş bir kadromuz olduğu için aynı anda pek çok firmaya hizmet verebiliyoruz. Elemanlarımızı ön eğitimden geçiriyoruz ve teknik konularda bilgilendiriyoruz. Ekibimiz genellikle kadınlardan oluşmasına rağmen futbol maçları gibi organizasyonlarda erkek arkadaşları kullanıyoruz.

Bugüne kadar kaç fotoğraf çektiniz?

Cenk: 300 binin üzerinden fotoğraf çektik ve dağıttık. Konserler, partiler, doğum günleri, lansmanlar ve benzeri pek çok etkinlikte yer aldık. Çerçeveyi pek çok farklı şekilde tasarlayabiliyoruz. Çerçeveler magnetli olabildiği gibi kazı kazanlı da olabiliyor.

Haberin orjinali için tıklayınız.